19
2011
Seramiksan uluslararası pazarlarda farkını ortaya koyuyor
Seramiksan uluslararası pazarlarda farkını ortaya koyuyor.
Yenilikleriyle Türk seramik sektörünün öncülerinden olan Seramiksan, 20 – 24 Eylül tarihlerinde İtalya’daki Cersaie Fuarı’na katılacak. Seramiksan, seramik sektöründe dünyanın en büyük ve en önemli fuarı olan Cersaie’de; Rotodigit, Soluble Salt, NanoTech ve Full Lappato teknolojisiyle üretilen ürünlerini sergileyecek. Seramiksan ileri teknolojisini ve farklı beğenilere yönelik tasarımlarını 18. Holde Stand D2′de uluslararası sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak.
Seramiksan Satış ve Pazarlama Grup Başkanı Bülent Şamlı, Cersaie Fuarı için “Seramik sektöründeki en önemli ve en büyük fuar olan Cersaie’ye dünya çapında 950’ye yakın üretici kabul ediliyor ve bu fuarda gelecek yılların trendleri ile modası belirleniyor. Biz bu yıl fuara dördüncü kez katılarak ülkemizi temsil eden markalar arasında yerimizi alacağız. Türk seramiğinin uluslararası rekabette fark yaratan ürünlerini sergilemek bizler için gurur verici bir deneyim olacak” açıklamasını yaptı.
19
2011
Kale Grubu mağazacılık yaklaşımını değiştirdi, ilk örneğini Fulya’da hizmete açtı
Kale Grubu mağazacılık yaklaşımını değiştirdi, ilk örneğini Fulya’da hizmete açtı
Kale Fulya Showroom ile 360 derece hizmet
Kale Grubu, mağazacılık anlayışı ile perakende sistemini yeniden düzenleyerek, örneğinin ilk mağazası olan Kale Fulya Showroom’un açılışını 12 Mayıs 2011 tarihinde yaptı. Kale Fulya Showroom, 1200 m²’lik alanda Kale Grubu’nun öncü markaları Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kale ve Kalekim ürünlerini 360 derece hizmet anlayışıyla tüketicilere sunuyor. Mağaza konseptini ve projelendirmesini Demirden Design’ın yaptığı Kale Fulya Showroom, Türkiye’nin önde gelen mimarları tarafından tasarlanan mekanları ile de dikkat çekiyor.
Kale Grubu olarak ürettikleri her ürünle giderek daha hızlı akan hayatı tüketiciler için kolaylaştırma ve tüketicilerin yaşam kalitesini artırma hedefiyle yola çıktıklarını belirten Kaleseramik Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bahadır Kayan, “Artık, ürünleri en uyumlu şekilde, fazla aramaya gerek kalmadan, tek bir alanda ve birbirini tamamlar şekilde kullanıcılara sunmak en az ürüne hayat vermek kadar önemli hale geldi. Bu doğrultuda Kale Grubu olarak, yepyeni bir mağazacılık anlayışı ile perakende sistemimizi yeniden düzenleyerek, 360 derece hizmet sunuyoruz’’ dedi.
Kale Fulya Showroom’un bu felsefe doğrultusunda açılan ilk mağazaları olduğunu söyleyen Kayan, ürünlerini seçerken, uygularken, kullanırken kolaylık sağlayan uyumlu tasarım ve hizmetler sunmaya odaklandıklarını belirtti. Kayan, “Yeni mağazalarımızda, seramikten vitrifiyeye, doğal taştan cam mozaiğe, parkeden karo çiniye, armatürden mobilyaya ve öncü olduğumuz yapı kimyasallarında ısı ve su yalıtımı ürünlerimize ulaşma, üstelik uyumlu tasarımlarla hepsini bir arada seçme, satın alma ve uygulama kolaylığı sağlıyoruz. Fulya’dan sonra Levent’te bulunan Kale binamızdaki Info Point ve İzmir, Alsancak’taki konsept showroomumuzu da bu bakış açısıyla açmayı planlıyoruz” dedi.
Kale Grubu’nun, bulunduğu her sektörde inovasyonu temel alarak tasarım odaklı bir anlayış benimsediğini ve yeniliklerle hizmet vermeyi hedeflediğini söyleyen Kayan, “Faaliyet gösterdiğimiz alanlarda sadece talebi karşılamak üzere bir strateji kurgulamıyor; ürün ve hizmette fark yaratarak katma değer sağlamayı hedefliyoruz. Müşterilerimizin yaşam alanları için gerekli tüm ihtiyaçlarını karşılayan ürünlerimizi tek bir çatı altında buluşturuyoruz. Bu konsept ve hizmet anlayışımızı bayilerimizde de uygulamaya başladık. Kurumsal mağaza kimliği ve perakende sistemimizi 2012 sonuna kadar tümüyle yenilemiş olmayı hedefliyoruz” dedi.
Türkiye’de ilk kez Kale Grubu tarafından tasarım ve inovasyon sorumlusu olarak atanan Kaleseramik Tasarım ve İnovasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Sertaç Ersayın ise, Kale Grubu’nun kurulduğu yıldan itibaren girişimci ve yenilikçi kültürünü her zaman muhafaza ettiğini, özellikle de 90’lı yıllarda başlayan tasarım alanındaki yatırımlarının bugün daha da güçlendiğini ve inovasyon anlamında daha da hızlanan yeni bir sürecin başladığına işaret ettiğini söyledi. Ersayın, “Bugün toplam 3 bin ürünümüz tesislerimizde en güncel teknoloji ile üretiliyor. Çoklu adette ürün ve mekan çözümlerimizin varlığı, her kullanıcının bizim için özel olması ve her birinin ayrı ayrı beklentilerine yanıt verme arzusundan kaynaklanıyor. Ürünlerimiz ve kullanım senaryolarımızla kendilerine yeni deneyimler kazandırdığımızı düşünüyor, bu deneyimlerin yakın gelecekte daha da eşsiz ve özel olması için sürdürülebilir bir tasarım politikası izlemeye devam edeceğimize inanıyoruz” dedi.
Kale Grubu olarak herkesin ulaşabileceği markalar, iyi tasarlanmış özgün ürünler ve çözümlere her daim sahip olmayı çok önemsediklerini vurgulayan Ersayın, “Tasarım ve teknoloji alanında yurt içi ve yurt dışından tasarımcılar ve tasarım stüdyoları ile de çalışarak sürekli olarak kendimizi yeniliyor, geliştiriyoruz. Kendimizi bir tasarım şirketi olarak konumlayarak, fikirden sonuca kadar giden ürün sürecini daha agresif bir şekilde, müşteri/kullanıcı gözü ile yöneteceğiz. Geçici değil, yüksek yaşam kalitesine sahip yaşayan ürün çözümlerimizle evrensel bir tasarım markası olarak konumlanmak üzere çıktığımız bu yolda daha da süratleniyoruz” dedi.
Kale Grubu’nun yeni mağaza anlayışının ilk örneği “Kale Fulya Showroom”:
Kale Grubu markalarından Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kale ve Kalekim ürünlerinin yer aldığı Kale Fulya Showroom, 1200 m²’lik alanda hizmet veriyor. Mağazada, teknoloji ve tasarımı bir araya getiren yenilikçi, çevre dostu ve fonksiyonel 3000’den fazla ürün sunuluyor.
Mağazada, Türkiye’nin önde gelen mimarları Alişan Çırakoğlu, Dara Kırmızıtoprak, Kerem Erginoğlu&Hasan Çalışlar, Gürhan Bakırküre&Kurtul Erkmen, Aydan Volkan&Selim Cengiç, Atilla Kuzu&Levent Çırpıcı, Zehra Uçar ile Demirden Design’ın tasarımıyla hayat bulan mekanlar sergileniyor. Mağaza konseptini ve projelendirmesini; kaliteli tasarım, teknoloji ve organizasyon ekseninde kurgulayan Demirden Design yapıyor.
Kale’nin mağaza tasarımı felsefesi:
Kale mağazaları, perakende dünyasının gereksinimi olan sistem tasarımı yöntemi ve algısal bütünsellik ilkeleri ile tasarlanıyor. Bu bütünselliği sağlayan, dolayısıyla mağazaların kurumsal kimliğini oluşturan tasarımın temel elemanları, net algılanan prizmatik yapılar ile bu yapıları birbirlerine bağlayan güçlü akslardan oluşuyor. Ziyaretçilerine mağazanın fonksiyonel yapısını okutan bu sistematik yapı, aslında hem tek tek, hem de bir bütün olarak algılanabilen katmanlar olarak sunuluyor.
Kale’nin bireysel ve profesyonel müşterilerine sunduğu konut mekanlarından, kentsel projelere uzanan geniş ürün grupları ve bu grupların çoklu seçenekleri, bu katmanlar sayesinde kolaylıkla algılanabiliyor. Satın alma karar sürecinde ziyaretçilere kolaylık sağlayan bu stratejik yapı, yenilikçi birçok sergileme prensibini de içinde barındırıyor.
Tasarım ve esnek yapısı sayesinde, farklı mimari yapılarda sürdürülebilir kurumsal kimlik yaratırken, statik olmayan dinamik tasarım prensipleri yeni gereksinimler için de zengin bir kaynak oluşturuyor. Kale, yenilikçi tasarım ve teknolojik ürünlerinin tanıtımının gerektirdiği yüksek kaliteli ortamı, özelleşmiş bir yapısallıkta çözüyor.
www.kale.com.tr
15
2011
Side kazılarında milattan önce 5. yüzyıla ait seramik parçaları bulundu
Side Antik Kent kazılarında milattan önce 5. yüzyıl sonu ile milattan sonra 4. yüzyıl başlarına ait ait seramik parçaları bulundu.
Side Antik Kent kazılarında milattan önce 5. yüzyıl sonu ile milattan sonra 4. yüzyıl başlarına ait ait seramik parçaları bulundu.Arkeologlar, Geç Klasik-Erken Helenistik döneme ait seramik parçalarının Side tarihi ile ilgili bilinen bilgileri değiştirebileceğini belirtti.

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Side Kazı Başkanı Doç.Dr. Hüseyin Alanyalı, antik kentte 30 Haziran’da başlayan kazı çalışmalarının 18 Eylül’de sona ereceğini söyledi. Bu sene kazı çalışmalarını 70 kişilik bir ekiple yapıldığını belirten Hüseyin Alanyalı, Anadolu Üniversitesi’nin Side’ye bir arkeolog görevlendirmesi ile birlikte antik şehir içinde yılın 12 ayı çalışma yapılacağını kaydetti.
Alanyalı, bu yıl Side otoparkının kuzey doğusunda bir hamamın oturma birimlerinde yaptıkları kazı çalışmasında antik kentle ilgili bilinen bilgilerin yenilenmesini sağlayacak seramik parçaları bulduklarını ifade etti.
Hamamın oturma birimlerinde yaptıkları kazı sonucunda açığa çıkarılan hamam kompleksi ile oturma birimlerinin bir kısmının milattan sonra 7’nci yüzyılda kullanımına son verildiğini belirten Alanyalı, “Bazı mekânlarda bulunan milattan sonra 13’ncü yüzyıla ait seramik parçaları, buraların Ortaçağ’ın içlerine kadar kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu durum bölgenin Selçuklular döneminde yerleşim amaçlı olarak kullanılmış olabileceğine göstermekte. Atina yapımı olan seramik parçaları, Side’nin geçmiş dönemlerde deniz ticaretinde ne kadar önemli bir şehir olduğuna işaret ediyor.” diye konuştu.
Bölgede yapılan kazılarda milattan önce 5’nci yüzyıl ve milattan sonra 13’ncü yüzyıl arası döneme ışık tutacak buluntu ve bilgilere ulaşılmasının sevinci içinde olduklarını vurgulayan Alanyalı, seramik uzmanı olan Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Alptekin Oransay ve Sorbonne Üniversitesi’nde doktora çalışması yapan Dilek Şen Yıldırım’ın kazıda bulunan parçaların üzerinde titizlikle çalıştığını kaydetti.
Seramik uzmanı Yrd. Doç.Dr. Alptekin Oransoy ise kazı çalışmasında buldukları seramik parçalarının milattan önce 5. yüzyıla ait olduğunu söyledi. Bulunan seramik parçalarının milattan önce 5′nci yüzyıl sonu ile milattan sonra 4. yüzyılı başına ait olduğunu belirten Oransoy, Atina yapımı siyah astarlı seramik parçalarının Geç Klasik-Erken Helenistik dönemi kapsadığını kaydetti.
Oransoy, “Seramiklerin milattan önce 5′nci yüzyıla ait olduğunun ortaya çıkması bizim için çok önemli. Side’nin tarihinin çok çok eskilere gittiğini söylüyorduk. Fakat elimizde bilgi ve buluntu yoktu. Bulunan seramik parçaları ile bugün kesin olarak milattan önce 5. yüzyılda yerleşimin olduğunu söyleyebiliyoruz.” diye konuştu.
Side Antik Kent kazıları 300 yıl daha sürebilir
Side Kazı Başkanı Doç.Dr. Hüseyin Alanyalı da Side Antik Kent’te kazı çalışmalarının 300 yılda ancak bitirilebileceğini söyledi. Side’de ilk kazı çalışmasının 1947 yılında Ordinayüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından yapıldığı bilgisini veren Alanyalı, 1960′lardan sonra bölgede kazı çalışması yapılmadığı için hali hazırda yüzde 5′lik kısmında çalışma yapıldığını kaydetti. Antik şehrin yüzde 50′sinin yerleşim alanı içinde olduğunu belirten Alanyalı, yerleşim alanı dışında da toplamda antik şehrin yüzde 95′nin toprak altında olduğu için kazı çalışması yapılmasını beklediğini ifade etti.
Alanyalı, sözlerini şöyle tamamladı: “Side Antik Kent kazıları 300 yıl daha sürebilir. Antik kenttin önemli bir bölümü toprak altında. Restorasyon ve konservasyon çalışması ise 3 asırlık süreyi daha da yukarı çekebilir.”
13
2011
Kale’den Seramik Ev
Dünyanın en büyük ve en ince seramiği Kalesinterfleks ile yeniliklerine devam eden Kaleseramik, “Kalesinterflex Panel”lerden yapılan Seramik Ev projesi ile yapı sektöründe bir ilke daha imza atıyor
Kale Grubu’nun amiral gemisi Kaleseramik, dünyanın en büyük ve en ince (1000x3000mm ebadında ve 3mm kalınlığında) seramiği olan Kalesinterflex ile yeniliklerine devam ediyor. Seramik Ev projesi ile hayata geçirilen bu yenilikçi yaklaşım yapıda geleneksel sistemlere karşı üstünlük sağlıyor. Kalesinterflex Panel tek katlı evlerde hazır duvar paneli ve konut duvar paneli olarak kullanılabildiği gibi, aynı zamanda çok katlı yapılarda ve endüstri yapılarında da duvar paneli olarak da kullanılabiliyor.

Hafif, Sağlam ve Korunaklı
18 farklı renk ve 16 farklı desen ile üretilen ve 18 kg/m2 ile son derece hafif bir yapıya sahip olan “Kalesinterflex Panel” ısı ve ses yalıtımı sunuyor. Su geçirmez ve neme dayanıklı olan paneller, montaj kolaylığı ve birbirinden bağımsız montaj-demontaj imkânı sunuyor. Sağlam, darbelere ve dış yüklere karşı dayanıklı bir mekân elde etme imkanı sunan “Kalesinterflex Panel”ler bakım ve temizlik gerektirmiyor. Boya ve benzeri bakım ihtiyaçları tüketicilerin hayatından çıkaracak olan paneller tüketiciye son derece uzun bir kullanım vaad ediyor.
Yanmayan ve ağır kimyasallardan dahi etkilenmeyen “Kalesinterflex Panel”i uygulamak da son derece kolay. Projeye uygun ebatta üretim ile modüler montaj kolaylığı da sağlayan paneller, diğer cephe sistemleri ile uyumlu bir yapıya sahip. Panelleri, kendi kendini temizleyen (fotokatalitik) cepheler şeklinde de üretmek
Depreme Karşı Dayanıklı
Kalesinterflex Panel”in eşsiz özellikleri ile çelik konstrüksiyon taşıyıcı sistem bir araya geldiğinde oluşan yapı depreme karşı tam güvenlik sağlıyor. Afet Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (ABYBHY) esaslarına tam uyumlu bir tasarıma sahip olan “Kalesinterflex Panel” tüm bölgelerin sismik şartlarına uygun; darbelere ve dış etkenlere karşı dayanıklı, sağlamdır.
Sahip olduğu ısı, nem, su ve ses yalıtım sistemi sayesinde “Kalesinterflex Panel”leri tüm iklim şartlarında kullanmak da mümkün. Ateşe tam dayanıklı, yanmaz ve alev almaz nitelikte olan paneller kullanılarak hafif çelik konstrüksiyon ile yapımı tamamlanan ev, geleneksel yapı metotları ile yapılan evlere göre 14 kat daha hafif. 117 m2’lik betonarme bir ev 140 ton iken, “Seramik Ev” yalnızca 10 ton’dur
Kendi Enerjisini Üretiyor
Kalesinterflex Panel” kullanılarak üretilen 117 m2’lik bir “Seramik Ev”, güneş enerjisinden faydalanarak kendi enerjisini üretebilme özelliği sayesinde günde 4 saat günışığı gördüğü takdirde 96 saatlik (4 gün) enerji ihtiyacını karşılayabiliyor. Modüler yapım sistemi sayesinde hızlı kurulum imkânı da sağlayan “Seramik Ev”i, bir montaj ekibi, 7 günde tamamlayabiliyor. Aynı montaj ekibi 1 ayda 60 adet ev kurulumunu da sağlayabiliyor. Arsa tesliminden itibaren; tek katlı veya iki katlı Kalesinterflex ev 100 adet; 6 ayda ise 750 adet ‘Seramik Ev’ yapımını tamamlamak ve yaşama sunmak mümkün.
Fuar Model Evi
Yalın bir mimari anlayışla tasarlanan Fuar Model Evi, sırtını bir yöne veren üç yönlü bir yapı olarak tasarlandı. Fuar Model Evi’nin bulunduğu doğal çevreye mümkün olduğunca az şekilde müdahale kaygısı, evin biçimine de yansıtıldı. 13×9 metre ebatlarında tasarlanan Fuar Model Evi, toplam 117 m2’dir.
Konutun üç tarafını saran veranda, salon yönünde ve konutun ana girişinde genişleyerek yarı açık bir yaşama mekânına yer sağlıyor. Konutun bulunduğu dış mekân ile kapalı alanlar arasında bir geçiş mekânı oluşturan veranda, yapıyı, üç tarafından saran bir saçakla bütünleşiyor.
Taşıyıcı sistemi yapısal çelik, ara bağlantı elemanları hafif çelikten oluşan “Fuar Model Evi”nin dış duvarları Kalesinterflex Panel, iç duvarları alçı panelden oluşuyor. Evin ihtiyacı olan elektrik enerjisi de Kalesinterflex Fotovoltaik Panel ile karşılanıyor
Evin ısıtması ise nanoteknoloji ile üretilen Kalesinterflex Isıtma Paneller aracılığıyla sağlanıyor. Isınma için ihtiyaç duyulan enerji de Kalesinterflex Fotovoltaik Panel ’den karşılanıyor. Çatı kaplaması çelik aşıklar üzerine ısı yalıtımlı sandviç panel ve Kalesinterflex Fotovoltaik Panel’den kaplamadan oluşuyor.
Üç Ayrı Tipte Seramik Ev
117 m2’lik Fuar Model Evi’nin yanı sıra farklı konseptlerde tasarlanmış, 3 ayrı seramik ev tipi bulunuyor. 200 m2’lik villa, 70 m2’lik kır evi ve 140 m2’lik sıra evler şeklinde tasarlanan bu ev tiplerinin yanı sıra “Kalesinterflex Panel”ler tek katlı ev, iki katlı ev, çiftlik evi ve sitelerde farklı talepleri karşılamaya yönelik çözümler sunar.
13
2011
Libya’daki Çatışmalardan Kaçan Türk Seramik Sanatçısı Atabek, Kurtardığı Eserleriyle Ankara’da Sergi Açacak
Libya’da yönetim değişikliğine yol açan çatışmalardan kaçarak, evini, eşyasını bırakıp Türkiye’ye dönen seramik sanatçısı Meltem Atabek, kurtardığı eserleriyle Ankara’da bir sergi açacak.
Libya’da yönetim değişikliğine yol açan çatışmalardan kaçarak, evini, eşyasını bırakıp Türkiye’ye dönen seramik sanatçısı Meltem Atabek, kurtardığı eserleriyle Ankara’da bir sergi açacak.
Son altı yılını iki Kuzey Afrika ülkesi, Mısır ve Libya’da geçiren Meltem Atabek, başkent Trablus’dan kurtardığı ve kırılanları onardığı seramiklerden oluşan eserlerini 16 Eylül Cuma günü Çayyolu’ndaki Elele Sanat Galerisi’nde açacağı sergiyle sanatseverlerin beğenisine sunacak.
Son altı yıldaki eserlerini farklı bir doğanın, kültürün ve yabancısı olduğu hayat şartlarının etkisinde üreten ve ikisi Mısır’da biri Libya’da üç sergi açan Atabek, bu ülkelerdeki deneyimlerinden dolayı kendisini çok şanslı saydığını belirtiyor.
Sanatçı, o toprakların çamuruyla, kültürüyle yoğrulmuş seramiklerinin bir kısmını, 2011 yılıyla birlikte Arap dünyasını saran hareket sonucu Libya’da bırakmak zorunda kaldı. Atabek, sadece eserlerini değil evini, eşyasını, hatta çok sevdiği köpeğini bırakıp, Türkiye’ye döndü.
Meltem Atabek, Libya’daki çatışmalardan kaçarken yayında getirmeyi başardığı bu seramiklerin, bölgede yaşanan savaşlarda yok olan ailelere, kaybolan değerlere, yitirilen varlıklara ithafen, kalabilenler adına “Survivors” adı altında sergilemeye karar verdi.
-MELTEM ATABEK-
1967 Ankara doğumlu sanatçı, Hacettepe Üniversitesi, Seramik ve Cam Bölümü’nde 1984-1988 yıllarında lisans, 1991 de yüksek lisans eğitimini tamamladı.
Birçok koleksiyonda eserleri bulunan Atabek, Romanya, Mısır ve Libya’da çalışmalarına devam etti, toplam 10 kişisel sergi açtı, çeşitli karma sergi ve yarışmalara katıldı ve ödüller aldı.
Meltem Atabek, “emek ile karıştırılan, estetik ile yoğrulan çamurun, duygu ve düşüncelerle bütünleşmesiyle oluşan seramiği, geçmişten günümüze taşınmış sanatsal bir araç” olarak değerlendiriyor.
Sanatçı, Libya’dan dönüşünden bu yana çalışmalarına Ankara’daki atölyesinde devam ediyor.
13
2011
İtalya’dan fabrika alacak…
Bu yıl yüzde 40 büyüme ile 200 milyon lira ciroya ulaşmayı hedefleyen Yurtbay Seramik, İtalya’da fabrika alacak.

Zeki Yurtbay, “Türkiye’de de farklı sektörlere girmeyi planlıyoruz. Ağaç ve kağıt üretimi yapan satılık bir fabrika bakıyoruz” dedi…
Geçen yıl dünyanın bir numarası olan markalarla işbirliğine girerek 8 ayda yaptığı 20 milyon lirayı aşan yatırımla, porselen karo, dijital seramik ve yapı kimyasalları üretimine de başlayan Yurtbay Seramik, yeni teknoloji yatırımlarıyla yüzde 40′lara varan büyüme hedefliyor. Yurtbay Seramik Başkanı Zeki Yurtbay, 2010′u 131 milyon lira ciroyla kapattıklarını 2011 hedefini ise 200 milyon lira olduğunu söyledi.
Vitrifiye için tesis geliyor
50 ülkeye ihracat yaptıklarını, seramik tesislerinin kalite bakımından Türkiye’nin en iyileri arasında yer aldığını dile getiren Yurtbay, yatırımla birlikte Türkiye’de dijital seramik üretimi yapan 3 firmadan biri olduklarını ifade etti. Türkiye’nin kapasite olarak dünyada 9′uncu, kalite olarak ise İtalya ve İspanya’dan sonra 3′üncü sırada yer aldığını kaydeden Yurtbay, 2011 yılında Türk seramik sektörünü oldukça parlak günlerin beklediğini bildirdi.
Yurtbay, “Toplam 225 milyon metrekarelik kapasitesi bulunan sektör bu hareketlilikle kriz öncesi dönemlerine geri dönerek yüzde 20 civarlarında bir büyüme kat eder. Bu büyümenin ihracata yansıması da kaçınılmaz olacak. Biz de krizin en derinleştiği yıllarda Avrupa pazarında bile bir kayıp yaşamadık. Bu yüzden 2011 için İtalya’dan bir fabrika satın almayı yatırım planlarımıza dahil ettik” diye konuştu. Bu yıl ki yatırım planı arasında seramik dışında inşaatı içine alan başka sektöre de yatırımın yer aldığını ifade eden Yurtbay, Türkiye’de ağaç ve kağıt gibi farklı sektörlere girebileceklerini söyledi. Yurtbay, “Bunun için ağaç ve kağıt sektöründe üretim yapan satılık bir fabrika bakıyoruz. Ayrıca vitrifiye üretimi için bir fabrika kurmayı planlıyoruz” diye konuştu.
12
2011
Yeniliklerin öncüsü Seramiksan’dan Buca’da dev mağaza
Yeniliklerin öncüsü Seramiksan’dan Buca’da dev mağaza
Türk seramik sektöründe yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çeken Seramiksan’ın İzmir Buca’daki bayisi Buca Yapı Malz. Ltd. 28 Temmuz’da showroomunu açtı. 5 bin metrekarelik açık alana ve 450 metrekarelik showroom’a sahip olan Buca Yapı’da Seramiksan’ın tasarımı ve teknolojisiyle fark yaratan ürünleri sergileniyor.
İlklerin ve teklerin öncülüğünü üstlenen Seramiksan, özellikle Nano teknolojisi ile parlatılmış parlak granitleri olan NanoTech Serisi, Soluble Salt, Lappato, Full Lappato ve Rotodigit teknolojisi ile üretilen Digiart karoları İzmirlilerin beğenisine sunuyor. Seramiksan, ‘iyi tasarım herkesin hakkı’ anlayışıyla yaşam alanları için sınırsız renk ve ürün seçeneğini bir araya getiriyor.
Buca Yapı’da tüm Seramiksan ürünlerinin farklı yaşam alanlarındaki uygulamaları görülebiliyor. Ziyaretçilerin konforu için showroom’da kafe ve dinlenme alanı da bulunuyor.
12
2011
Türk Seramik Sektörü Çalıştayda Buluştu
19 Ağustos 2011 tarihinde Mövenpick Hotel İstanbul’da 12 seramik firmasından toplam 19 temsilcinin yanı sıra, Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Seramik Federasyonu ve KOSGEB’in de katılım sağladığı Seramik Sektörü Çalıştayı başarıyla gerçekleşti. Açılış konuşmasını Seramik Tanıtım Grubu (STG) Başkanı Sayın Bahadır KAYAN’ın yaptığı Çalıştay’da, Sayın KAYAN tarafından ayrıca “Dünya ve Türkiye Seramik Sektörü Mevcut Durum Değerlendirmesi” başlıklı bir sunum yapıldı.
Ardından STG’nin Marka Danışmanlığını yapan Markam Danışmanlık firması sahibi Sayın Güven BORÇA tarafından “Turkishceramics Kimdir ve Ne Mesaj Vermektedir?” ve “Hedef Ülkeler” başlıklı sunumlar yapıldı. Sunumların ardından tüm firmaların katılım sağladığı bireysel çalışma gerçekleştirildi. Firma temsilcilerinin interaktif bir şekilde katılımda bulunduğu Çalıştay’da, KOSGEB Boğaziçi Hizmet Merkezi Müdürü Sayın Dr. Serhat ÖZTÜRK tarafından “KOSGEB Destekleri” konulu detaylı bir sunum yapıldı.
Ayrıca, Türkiye Seramik Federasyonu Genel Sekreteri Sayın Germiyan SAATÇİOĞLU, “27 AB Ülkesi 2009 İstatistikleri- Genel Eğilim” ile “AB 2010 Yılı Seramik Sektörü Durumu ve Çevre Mevzuatları” başlıklı iki sunum yapıldı. Son olarak Sanal Fuar Projesi hakkında yüklenici firma Diaz A.Ş. tarafından tüm üyeleri bilgilendirici animatif bir sunum yapılarak, tasarımlar paylaşıldı ve tüm firmaların görüşleri alındı.
Sektör açısından faydalı olacağı düşünülen sunumların ardından STG’nin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği tanıtımfaaliyetlerinin planlanmasına yönelik olarak Çalıştay’a katılan firma temsilcileri ile 2011 yılı sektör değerlendirilmesi yapıldı ve 2012 Yılına ilişkin görüşler paylaşıldı. Karşılıklı bilgi ve deneyim alışverişinin yapıldığı ve bu suretle yeni tanışıklıklar açısından da önemli olan Çalıştay başarıyla tamamlandı.
12
2011
Seramiksan’ın geleneksel iftar yemeği yapıldı.
Seramiksan’ın geleneksel iftar yemeği yapıldı.
Seramiksan ailesi, 15 – 16 Ağustos tarihlerinde geleneksel iftar yemeğinde buluştu. Turgutlu Yeşil Vadi Restoran’da iki gün art arda yapılan iftar yemeklerinde Seramiksan yönetimi ve çalışanları bir araya geldi. İftar yemeklerine Seramiksan çalışanları ve ailelerinden oluşan toplam 800 kişi katıldı.
İftar yemeklerinin açılış konuşmasını yapan Seramiksan Fabrikalar Yöneticisi M. Gürkan Özkan Seramiksan’ın gelecek dönem planları hakkında bilgi verdi. Özkan’ın ardından Seramiksan Satış ve Pazarlama Grup Başkanı H. Bülent Şamlı bir konuşma yaparak, Seramiksan’ın bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini aktardı. Şamlı konuşmasında Seramiksan hakkında güncel bilgileri paylaştı ve markanın bugünkü başarısında çalışanların rolüne dikkat çekerek tüm Seramiksan ailesine teşekkür etti.